PSAKD KADIN MECLİSİ : Şeriata karşı Zeynep Ana, sömürüye karşı Clara Zetkinler gibi ışık olacağız

 Şeriata karşı Zeynep Ana, sömürüye karşı Clara Zetkinler gibi ışık olacağız

“ÜLKEYİ KADINLAR İÇİN CEHENMEME ÇEVİRENLER EŞİTLİKTEN, ADALETTEN BAHSEDEMEZLER”

“Kerbela’da Yezidi’de teslim olmayan Zeynep Ana’dan, 8 Mart 1857 yılında New York’ta sömürüye teslim olmayan kadınlara, zulme boyun eğmeyen Zarife Anaya, Laiklik ilkesinden taviz vermeyen Bahriye Üçok’lar, şeriatçı kuşatmaya direnen tüm kadınlara selam olsun” diyerek başlayan Erice, direniş geleneğini sürdürdüklerini kaydetti.

Erice, “Onlardan miras aldığımız zalime karşı direniş geleneğini bu gün de sürdürmenin haklı onurunu yaşıyoruz. Laiklik, eşitlik, özgürlük mücadelesini verirken, biz kadınlar misli ile şiddete maruz kalıyoruz. Bize yaşam hakkı dahi tanımayan bu karanlık iklimi yaratan, tüm referansını şeriat özleminden alan siyasal iktidardır. Kadını ikinci sınıf olarak gören iktidar, çalışma hayatımızdan, sokakta yürümemize, kaç çocuk doğuracağımızdan, günün hangi saatlerinde sokağa çıkabileceğimize karar vermeye kalkışıyor. Sadece Şubat ayında 23 kadın katledilmişken, ülkenin Cumhurbaşkanı dün, kadın özgürlüğünden eşitlikten bahsediyor. İstanbul sözleşmesini iptal edenler, çocuk evlilikleri savunanlar, yani ülkeyi kadınlar için cehenneme çevirenler eşitlik, adalet, özgürlük gibi değerlerden bahsedemezler” diye belirtti.

“BU DÜZENİ KADINLAR DEĞİŞTİRECEK”

Bu düzeni kadınların değiştireceğini belirten Cansu Erice, “AKP, kadınların, yoksulların, emekçilerin, Alevilerin, Kürtlerin ve hatta doğadaki tüm canlıların gördüğü 20 yıllık kabusudur. Çünkü iktidara geldiğiniz günden beri, ahlaki değerleri kirlettiniz, demokrasi, eşitlik, özgürlük kriterlerini kirlettiniz, doğayı kirlettiniz. İnsana ait ne varsa kirlettiniz. Müslümanların inançsal değerlerini siyasallaştırarak halkları ayrıştırdınız. Başta Suriye olmak üzere bölge halklarına karşı nefret ve savaş suçları da dahil, insanlığa karşı sayısız suça imza attınız. Kadına yönelik şiddet iklimini meşrulaştırarak, adaletsizliği derinleştirip sömürü çarkını sürdürmek istiyorsunuz. Çünkü özgür kadın adaleti, eşitliği sağlar. Çünkü kadının özgürleşmesi demek tüm halkların özgürleşmesi demektir. AKP demek fatura soygunu demektir, açlık ve yoksulluk demektir. İşsizliktir, yalan ve talan düzenidir. İşsizlik ve yoksulluk ise en çokta biz kadınları etkilemektedir. AKP’ye göre kadının, ölme, işsiz kalma, itaat etme…özgürlüğü vardır. Ama artık yeter. Bir tarafta kapitalizmin ucuz işgücü olarak gördüğü kadınlar, bir yandan da siyasal İslamcıların cinsel ve fiziki baskıları altında eziliyor. Önümüzdeki ilk seçimlerde bu bozuk düzenin çarkını kırarak, rıza şehrine giden yolu açacağız. Çünkü biliyoruz ki, Bozuk düzende sağlam çark olmaz. Bu düzeni kadınlar değiştirecek. Milyonlarca kadın, milyonlarca Laik yurttaş olarak bu kâbusu bitireceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİN ŞERİATA TESLİM OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ” 

“Ülkemizin şeriata teslim olmasına asla izin vermeyeceğiz” diyen Erice, şöyle devam etti:

“Biz kadınlar, bu ülkede vergilerimizi siz şeriata yatırım yapın, kadın ve  çocukların geleceğini çalın diye vermiyoruz. Bizim tarihimiz 73 Millete bir nazarla bakanların eşitlik, demokrasi ve özgürlük için verdiği mücadelelerle doludur. Tıpkı geçmişte olduğu gibi bugünde yarattığınız karanlığa karşı hayatın her alanında, şeriata karşı Zeynep Ana, sömürüye karşı Clara Zetkinler gibi ışık olacağız.
Bugün milyonlarca insanı açlığa mahkum edenler, kadına yönelik şiddeti, çocuklara yönelik istismarı “hoş görenler”, bilime, sanata, laikliğe ve evrensel insan haklarına karşı olanlar, o gün 6. filoya secde edenlerdir. Günümüzde de AKP’nin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6. filoya secde edenlerle omuz omuzadır. Biz ise 6. filoyu denize dökenlerin yoldaşlarıyız. Çünkü bizim yoldaşlarımız kadının özgürlüğü için canlarını verirken, kadın düşmanları emperyalistlere secde ediyordu.

Pir Sultan Kadın Meclisi olarak diyoruz ki; katledilen kadınlar isyanımızdır. İstanbul Sözleşmesinin iptal kararı derhal geri çekilsin. Çocuklarımızı da bedenlerimizi de şeriata teslim etmeyeceğiz!”