YOL HİKÂYESİ – Süleyman Erkan Yazdı.

YOL HİKÂYESİ

    Bir ülkenin yolları, bir insanın damarları gibidir. Damarların birinde engel varsa, beyinde sancı başlar. O bölge gelişemez. Halil Rıfat Paşa “ Gidemediğin yer senin değildir.” Diyerek yolun yaşamda ne kadar önemli olduğunu bir cümle ile anlatmış.

   Ülkemizi yöneten iktidarlar yolları yaparak halkın kullanımına sunmuşlardır. Son zamanlarda ( yap-işlet-devret) adı altında birçok esere imza atıldı. Ne yazık ki yapılan yollar köprüler özel şirketler tarafında yapılarak işletmeye açılmışlardır. Geçmediğimiz yollardan, köprülerden cebimizden para ödemekteyiz. Aslında devletin yol ve köprüleri yapıp, halkına ücretsiz geçmesini sağlaması gerekmektedir.

     Orta Karadeniz’in incisi olan Tokat’ ta yol hikâyesi yıllardır konuşuldu. Sanırım bundan sonrada konuşulacağa benzemektedir. Turhal ilçesinden geçen raylı sistem Tokat’a bir türlü uğrayamadı. Ünye, Akkuş yolu Karadeniz’i Orta Anadolu’ya bağlayan yol hala projeler üzerinde çalışılmaktadır. Turhal –Tokat yolu yapılalı yıllar oldu. Yaklaşık her yıl tamir, bakım ve onarımı yapılmaktadır. Tokat-Sivas yolu yol genişletilmesi çalışması, tamiri bakımı devam etmektedir. Tamir bakım ve onarımı bundan sonraki yıllara da aktarılacağa benziyor. Tokat- Niksar yolunun bir kısmı yapıldı. Devamı yapılmaktadır. Ne zaman biteceği belli değil? Tokat Hac dağının eteğine yapılan çevre yolu yapılalı yıllar oldu. Kayma nedeniyle onarımı, desteklemesi hala devam etmektedir. Tokat hava alanından bir müddet çalıştı. Büyük uçaklar inemiyor diye pist çalışması yapılmaktadır. Uçakla yolculuk yapacaklar Sivas’a gitmek zorunda kalıyorlar. Gelenlerde Sivas’tan Tokat’a karayolunu kullanarak 100 km yolculuk yapmak zorundalar. 2019 yılında bitmesi planlanılıyordu, hava alanının açılmasını birkaç yıl daha beklemek zorunda kalacağız?

      Coğrafi yapısıyla, tarihi dokusuyla, iklimiyle, suyu-havası, insanıyla muhteşem olan bu bölgenin ihtiyaçları giderilmeli Turizmin cazibe merkezi haline getirilmelidir. Tarım ve turizmin cenneti Tokat, Selçuklu döneminde ki Altıncı büyük şehriydi. Bu gün hak ettiği yerde değildir. Eskiden Yeşil ırmağın içinden geçtiği Yeşil Tokat’ı. Şehir büyüyüp geliştikçe yanlış imar, getirim yatırım uğruna beyaz betonla Tokat’ı kuşattık. Yeteri kadar yeşil alan ve ağaç dikiminden uzak bir şehir yarattık. Umarım yapılan eksiklikleri bundan sonra yapmamaya çalışırız? Altın değerinde ovamızda bulunan topraklarımızı bizden sonraki nesillerimiz için korumaya çalışırız? Şimdilerde Tokat’ın Gezirlik semtini, Yeşil ırmağın Güney verimli alüvyonlu topraklarını betona teslim etmeye çalışılıyor. Toprak yoksa yaşamında olmayacağını bizi yönetenler ne zaman anlayacaklar!

    Tokat’ın olduğu gibi Türkiye’nin birçok illerinde de buna benzer yol hikâyesi olduğunu biliyorum. Üç tarafımız denizlerle çevrili deniz ulaşımımız yeterince gelişmemiş. Gelişmiş ülkelerde demir yolları şehirlerarası her saat ulaşım yaparken, bizler yeterince demir yollarını döşemedik. Tam bağımsız bir ülkenin yolu eğitim, öğretimden, demokrasiden, bilim ve ilmin açtığı yoldan, adaletin herkese eşit şekilde üzerine düştüğü zaman yol alacağımıza inananlardanım.

       Yolları bitmemiş bir ilin tarımda, sanayide, turizmde kalkınmasının sizce olanağı olur mu? Yol insan vücutta ki damarlar gibidir. Yolumuzdan gitmek medeniyetleri birbiriyle kavuşturmak ilk asli görevimizdir. Sonra Eğitim, sağlık, sanayi, tarımla kendimizi geliştirip markalaşmamız gerekmekteyiz?

  Yol hikâyesi bitsin isterim. Yaşanacak dünyada el ele birlikte huzur içinde, çevreyle, doğayla, içindekilerle yaşamak dileklerimle. Yolunuz sevgi yolu olsun.

        Süleyman Erkan 26-09-2020 Cumartesi Bedesdenlioğlu Tokat.