Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği, 8 Haziran’da bir etkinlikle kuruluşunu ilan etti. Doğalarının talan edilmesine karşı mücadele edecekleri vurgulandı.

8 Haziran cumartesi günü kuruluşunu ilan eden Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği, “havama, suyuma, toprağıma sahip çıkıyorum” diyerek doğalarının talan edilmesine karşı mücadele edeceklerini bildirdi.

Türkmen dağında CVK Madencilik tarafından Balıkesir ilinin İvrindi ve Altıeylül ilçelerine bağlı 16 köyü ( Gökçeyazı, Sarıalan, Çamköy, Sofular, Kiraz, Dallımadra, Ertuğrul, Meryemdere, Akçalören, Kutludüğün, Büyükfındık, Küçükfındık, Küçükyenice, Yaren, Kınık, Gökköy gibi) etkilemek olan bir altın madeni projesi gerçekleştirilmek isteniyor. Projenin gerçekleşmesi Türkmen dağındaki ormanların, mera alanlarının ve hazine arazilerinin yok olması anlamına geliyor.

Ruhsat alanı 15 bin 627 dönüm ÇED alanı 9133 dönüm, çed  alanının 6822 dönümü orman, 1615,5 dönümü özel mülk ( tarım arazisi) 676,3 dönümü hazine arazisi, 19,5 ise mera statüsünde olan projenin süresi 9 yıl olarak belirlenmiş. Proje kapsamında 4 açık ve kapalı galeriler, kurma tesisi, zenginleştirme tesisi atık tesisi, depolama gibi nedenlerle Gökçeyazı’nın doğası, tarım alanları yağmalanmak isteniyor.

Maden şirketi birçok üsülsüzlükle beraber ruhsatında usulsüz aldığı için köylüler tarafından dava açılmış. Kazdağları doğal ve kültürel varlıkları koruma derneği tarafından ruhsatın iptali davası açılmış. Ancak bir cevap alınamamış.

“TOPRAĞIMDA ŞİRKET, SİYANÜR, ALTIN MADENİ İSTEMİYORUM”

Etkinlikte köylüler adına konuşan yurttaş, “60 yıldır buradayım. Toprağımda yabancı istemiyorum. Şirket, sinyanür, altın, maden hiçbirşey istemiyoruz. Bu güne kadar nasıl yaşadıysak bundan sonrada öyle yaşamak istiyoruz” dedi.

Dernek basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 

Bölgede madencilik faaliyetleri için büyük bir risk olan “Gökçeyazı Fay hattı” var.

Proje alanında her gün açık ocak ve yeraltı ocaklarında patlatma yapılacak. Yer altı suları ve yüzey sularının rejimleri değişecek ve sular kirlenecek.

ÇED raporuna göre siyanür, kostik, tuz ruhu dahil 23 farklı kimyasal kullanılacak olan maden daha fazla devam ederse, topraklar ve meralar kirlenecek ve bölgede tarım ve hayvancılık yapılamaz hale gelecek.

Balıkesir İlimizde CVK Madencilik A.Ş.’nin Sarıalan Altın Madeni projesi dışında halen çalışmakta olan TÜMAD’a, Zenit Madencilik’e, Eczacıbaşı gibi şirketlere ait çok sayıda metalik madencilik projesi var. Sürekli bir kapasite artışı peşindeler. Ayrıca, Bahar Madencilik, Koza, Demir Export gibi şirketler ve Türkiye Varlık Fonu tarafından arama sondajları sürdürülmekte. Biga yarımadasının yüzde 79’u madencilik ruhsatları ile dolu. İktidar tarafından, hiçbir kamu yararı gözetilmeyen, tamamen şirketlerin daha fazla kar hırsına dayalı bir madencilik politikası izlenmekte. Denetimsizlik nedeniyle de her gün maden felaketleri yaşanmakta, maden çalışanları canından olmakta, ekolojik yıkımlar yaşanmakta ve ekokırım suçları işlenmekte.

Bizler, yaşam savunucuları olarak;

– Siyanürlü altın madenciliğinin yasaklanmasını,

– CVK Madencilik’in İşletme Ruhsatı ve izninin, çalışma ruhsatının iptal edilmesini,

– Şirketin acilen alanı boşaltmasını istiyoruz.

Bizler, yaşam savunucuları olarak havamızı, topraklarımızı, suyumuzu korumak için mücadeleye devam edeceğiz.