Türkiye’nin ilk günlük Alevi gazetesi Bir Yol’un ilk sayısı yarın okuyucusuyla buluşuyor.

Alevi öğretisinde önemli bir yere sahip olan “Yol bir sürek binbir’dir” şiarından adını alan ‘Bir Yol’ sadece inançsal değil bir bütün insan yaşamını merkeze alan bir yaklaşımla yayıncılık yapmayı planlıyor.

6 Kasım’dan itibaren bayilerdeki yerini alacak olan Bir Yol gazetesinde yazılarıyla Ercan Karakaş, Necdet Saraç, Çilem Küçükkeleş, Gülsüm Kav, Ferhat Kentel, Bilge Seçkin Çetinkaya, Alaattin Dinçer gibi isimler yer alacak.

Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Vedat Kara Pirha’ya verdiği röportajında, yarın yayın hayatına başlayacak olan Bir Yol’a ilişkin konuştu.

“Aleviler zaten hayatın içerisinde her yerde varlar. Biz Alevilerin dünyayı kavradığı yerden modern yüzü olmayı düşünüyoruz” diye sözlerine başlayan Vedat Kara, 10 yıldır Alevi yayıncılığı yapan bir isim.

Kara, Türkiye’de bağımsız bir gazeteye ihtiyaç olduğunu ve buna Bir Yol ile cevap olmak istediklerini söyledi.

“ALEVİLERİ GÖRÜNÜR KILMAK İSTİYORUZ”

Kara, Türkiye’deki ilk günlük gazete olarak çıkacak olan Bir Yol’da Aleviler açısından nerede durduklarını şu sözlerle anlattı:

“Şimdi Alevi yayıncılığı üzerine ilk denemeleri yapanlardan birisi değilim. Pek çok arkadaşımızın bu konuda pek çok denemeleri oldu. Başarılanlardan ve başarılamayanlardan biz ders çıkardık. Buna dönükte farklı bir noktasını çözelim istiyoruz. Türkiye’de şu an birkaç tane Alevi televizyonu var. İyi de gidiyorlar. Alevilerin ihtiyaçlarını buradan çözüyorlar. Biz biraz daha gazetede bunların bir devamı ya da kopyası olmayacağız ama bir anlamda da belki bütün resmin bir parçasını tamamlamak istiyoruz. O parçası da şu: Türkiye’de yaşayan ve Türkiye’nin önemli omurgasını oluşturan Aleviler hep yok sayılan bir inançsal topluluk. Türkiye içerisinde baktığınızda modern, çağdaş yönü olan bir topluluktan bahsediyoruz. Bunların belki de bu varlığını bu kimliğini biraz bir yönüyle görünür hale dönüştürebiliriz diye düşünüyoruz. Alevileri buradan ifade edebiliriz diye düşünüyoruz. Ama sadece Alevilere dair de bir gazetecilik yapmayacağız. Aleviler yaşamın bütün alanında varlar. Alevilik kimliği ile bir olaydan etkilendiğinde bu bizim için haberdir. Biz aslında hayatın bütününe dair Alevilerin dünyaya bakışı üzerinden ortalama bir gazete çıkarmak istiyoruz. Bir basın bülteni gibi bir ansiklopedi gibi bir dergi gibi değil bir gazete çıkarmayı planlıyoruz.”

PATRONLARIN ENSTRÜMANI: GAZETECİLİK

Krizin bu kadar derinleştiği, basılı yayının değerinin giderek azaldığı bir dönemde gazete çıkarmanın nasıl zorlu bir yolculuk olduğuna da değinen Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1980’lerin ortalarından itibaren Türkiye’de bir ekonomik dönüşüm oluştu. Bu ekonomik dönüşümde bize patronlar bir şeyi dayattılar. Sen işçisin işçi kal, patronluk bize ait. Siz bizim istediklerimizi yapın. Bu, basını bitirdi mesela. Çok paran varsa gazete çıkartabilirsin. Ya da sen bir topluluksan küçük çaplı bir gazete çıkarabilirsin. Bunların hepsi kalıp bir yargı. Yani işi bilmeyen işi gazetecilik olmayan patronlar, işi gazetecilik olan insanları istedikleri gibi çalıştırıp istedikleri zaman susturup istedikleri haberi yaptırabilecekleri bir enstrüman yaratmaya çalıştı. Bu aynı zamanda basına olan güveni de zedeledi. 80 ya da 90’larda ben kendi fikrimle bir gazeteyi satın alıyordum. Bunun yanında da merkez medyadan bir gazete satın alıyordum. Şimdi bugün almıyorum. Çünkü gazetecilik yapmayan hiçbir gazetecilik değeri olmayan patronların yayın organı gibi çıktığı bir ortamda okurunda elbette o gazeteye dair güveni azaldı.”

Bu güveni yeniden tazelemek istediklerini dile getiren Kara, “Okuru o bayiye götürüp o gazeteyi aldırabilir miyiz bir handikap. Ama bunun dışındakilerin tamamı aslında patronların bize dayattığı ve bu böyle olmaz dediği gerçekler üzerinden gidiyor. Biz iyi bir gazete yapıldığında iyi yöneltildiğinde bu işin okuruyla buluşabileceğini düşünüyoruz. Elbette internet medyası çok gelişti. Sosyal medya belki de bütün haberciliğin yerini alacak ama hala Türkiye’de ve dünyada bir 10 yıl daha biz o basılı yayıncılığı önemsiyor olacağız gündemi belirlemek için” ifadelerini kullandı.

YOL BİR SÜREK BİNBİR’DEN ‘BİR YOL’A ULAŞTIK

Alevilik öğretisinden yola çıkarak isimlerini oluşturduklarını söyleyen Kara ‘Bir Yol’ adının ise ortaya çıkışını şöyle anlattı:

“Bir yanımızın Aleviliğe değmesini hep istiyor arzuluyoruz. Biz de ‘Yol bir sürek binbir’ den ‘Bir Yol’a ulaştık. Biraz Alevice olsun diye. Çok özel bir slogan belirlemedik. Çok büyük hamasi şeyler söylemek istemiyoruz. Daha basit daha sıradan şeyler yapmak istiyoruz. Ama yapmak istediğimiz bir şey var. Bağımsız bir gazete çıkarmak. Olabildiği kadar farklı gruplara muhalif demokrat bir çerçeve içerisinde bütün herkesi kapsayan çok sesli bir gazete olmak istiyoruz.”

“OKURLARIMIZLA DERDİMİZ AYNI”

Kara, 6 Kasım’da ilk sayısı çıkacak olan Bir Yol okuyucularına da destek çağrısında bulundu:

“Okurlarımızla bizim derdimiz aynı. Biz demokratik bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Türkiye’de toplumsal barışın oluşturulabildiği, kurulabildiği bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Bunun için herkes kendine dair bir iş yapıyor. Örneğin bir öğretmen iyi bir öğretmenlik yapmaya çalışıyor. Bir doktor iyi bir doktorluk yapmaya çalışıyor. Biz de iyi bir gazetecilik yapmaya çalışacağız. Okurla buluşabilirsek sanırım bunu iyi bir şekilde yapabiliriz. Bu ülkede en azından çok itiraz ettiğimiz, yanlış bulduğumuz basının dışında da başka şeylerin yapılabildiğini gösterebiliriz. Bunun için de okurun desteğine ve gücüne ihtiyacımız var.”

By Anadolunun Sesi Tokat

yazar hakkında bilgi