Röportaj: Elif Bakır; Biz yaşamı birlikte öreceğiz, dünya bizimle var oldu bizimle yönetilecek. Göğün yarısı biziz!

PSAKD Karabağlar Eski Şube Başkanı Elif Bakır: Biz yaşamı birlikte öreceğiz, dünya bizimle var oldu bizimle yönetilecek. Göğün yarısı biziz!

Mahbip Dilek:

İzmir’e geldiğim için ve Elif Bakır’ın evine konuk olmam hakikaten güzel bir duygu mücadeleci Alevi kadını olarak devrimci bir kadın olan Elif Bakır ile beraber olmak mutluluk verici. Gerçekleştirdiğimiz röportajda her kadının gerçekten çok ders alacağını düşünüyorum ve bütün kadınlara cesaret vereceğini biliyorum. Röportajımızın öncesinde ve sonrasında bizler çok keyif aldık umuyorum sizlerde keyif alırsınız. Öncelikle Elif Bakır kimdir?

Elif Bakır:

Can, ilk önce evime sanki Zeynep Ana geldi sanki Fatma Ana geldi cemalin senin de çok güzel kadınların hep yüreği güzel ve yüzüne yansır evime mihman olduğumuz için çok mutluyum. İnsan kendini anlatması çok zordur ama 25-30 yıldır Alevi örgütlerinde hizmet ediyorum. Şimdi de Alevi ritüeline göre cenaze erkanı yürütmeyi hedefliyorum bunun için iyi bir dededen el aldım ama ne yazık ki her zaman ki sıkıntılar İzmirde’de bizde de devam ediyor. Hele durun hele durun der dedelerimiz. Kadın şimdi hazır değil derler toplum hazır derler.  Alevi ritüelinde geçmişe bakarsanız kadınlar hem posta oturmuş cem yürütmüştür hem de cenaze erkanı kaldırmıştır ve deyişlerle cenaze kaldırmıştır, sırlanmıştır. İnsanlar zamana hazırlar zaman bizi hazırlayamaz eskilerder ki eski insanlar eski zaman yok.

O yüzden bir alevi kadını olarak tek muradım bu alevi kadın cenazesi yıkıyorum, sırlamayıda hedefliyorum inşallah burdan da sesin sesin ses olur bana yüreğime duyulur inşallah yapabiliriz şimdilik bu kadar.

Mahbip Dilek:

Alevilikte Kadının Yeri Ne Olmalı?

Elif Bakır:

Alevilikte kadının yeri aslında aleviliği iyi bilen yolumuzu iyi bilen kadın eşittir, erkeğin eşitidir. Nasıl ki evde çocuk doğrurken çocuk meydana gelirken hep birlikte işte fabrikada, tarlada her yerde yaşamı birlikte örmüşüz erkekle. Ama ne yazık ki bu kentleşen kapitalist sistemde eriyen değerlerimiz kadının yok olması üzerinedir. Cemevlerinde mesela yedi kişilik yönetici kadrosu vardır ne yazık ki bir kadın vardır ama onunda sözü yoktur. Kadın vardır yönetimlerde derneklerden Başkan de vardır ama kadının sözü yoktur. Her koşulda eşit olalım yani o yüzden mücadele veriyoruz vermez değiliz söyle bir hedefimiz var onun içinde Alevi Kadın Platformu oluşturacağız daha ilk aşamasında umarım olduktan sonra yine sizinle sohbet ederiz. “Mesela Bektaş dede vardır onu sevgiyle saygıyla anıyorum devridaim menzili kısa olsun dedemin öyle olacağına da şüphem yok. Bir Aşure etkinliğimiz var bir aşure etkinliğimiz vardı ve uçakla getirdik sonrasında Bektaş Dedeyi almaya geldik hava alanına yanında birlikte geldiği kişi dedi ki bak hele dedi elin gavuru uçağı nasıl yapmış bir saatte buraya geldik dedi. Sonrasında Bektaş Dede yanındaki arkadaşa kızdı ve sen nasıl böyle bir şey söylersin dedi.”

Aleviler sosyalizmi bilmeden yaşayan sosyalist bir toplum dedelerimiz hep sosyalisti dedelerimiz hep eşinden izin alarak bir yere giderlerdi. Evimize eskiden misafir dedelerimiz gelirken haber gönderirlerdi ev, kadın müsait mi derlerdi ama şimdi sadece kadınlar çocuk doğuruyor, yemek yapıyor erkeğe hizmet ediyor yani şuanda ki sistemin istedikleri doğrultusunda hareket ediyoruz.

Biz yaşamı birlikte öreceğiz, dünya bizimle var oldu bizimle yönetilecek. Göğün yarısı biziz!

Bektaş Dedeyle birlikte Bergama’nın bir köyünde Cem yapacağız ve Hüseyin Kelleci çekim yapacaktı kadınlar ayrı yerde erkekler ayrı yerde oturuyor ve sonrasında Hüseyin çekim yapmaktan vazgeçti. Bizi sunnileştirdiler, biz kendimiz sunnilere benzedik dedik ki biz sizin gibiyiz sizin gibi müslümanız sizin gibi allahı biliyoruz sizin gibi kuran okuyoruz sizin gibiyiz dediğimizde bizi kabul ettiler. Aslında biz onlar gibi değiliz ya onlar gibi müslümanız ne biz onlar gibi Allahı anıyoruz biz diyoruz ki hak biziz ve biz yarattık hakkı.

Aslında Alevi Kadını gibi yaşasak insani kamil olabilsek en büyük devrimci kadınlardır.