CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi parti liderlerine ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarına yönelik bir mektup kaleme aldı. Özel herkesi pazar günü gerçekleşmesi planlanan mitinge davet etti. 

Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri çağrıldı

Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi parti liderlerini pazar günü Ankara Tandoğan’da düzenlenecek mitinge davet ettiği bir mektup yazdı. Mektup, Meclis’te temsil edilen muhalefet partilerinin liderlerinin yanı sıra Memleket Partisi ve Sol Parti’nin de aralarında bulunduğu siyasi partilerin liderlerine, ayrıca KESK, DİSK, TÜRK İŞ, TMMOB, Birleşik Kamu İş, Türkiye Barolar Birliği’nin de aralarında olduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve meslek örgütünün başkanlarına gönderildi.

‘Bir milletvekilinin esir tutulduğu günlerden geçiyoruz’

Özel, mektubuna şu ifadelerle başladı:

“21 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının, ülkemizi bir devlet krizinin, anayasal bir krizin içine bile isteye sürüklediği günlerden geçiyoruz. Ülkemiz tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir biçimde bir Anayasa Mahkemesi kararının gereğinin yapılmadığı, milletin oylarıyla seçilmiş bir milletvekilinin yargı kararlarına, hukuka ve anayasaya rağmen cezaevinde esir tutulduğu günlerden geçiyor.”

‘Olağanüstü durumlar olağanüstü tepkiler gerektirir’

Olağanüstü durumların olağanüstü tepkiler gerektirdiğini belirten Özel, şöyle devam etti: 

“Bu çerçevede 14 Ocak Pazar günü saat 13.00’te Ankara Tandoğan’da ‘Sahip Çıkıyoruz’ çağrısıyla anayasaya, demokrasiye, cumhuriyete, emeğe, barışa ve özgürlüğe sahip çıkmak amacıyla bir miting düzenliyoruz. Sayın Can Atalay’ın hukuksuz yere cezaevinde bırakılmasının bardağı taşıran son damla olduğu düşüncesiyle, iktidar partisinin yarattığı anayasasızlaştırma sürecine siyasi parti ayrımı gözetmeksizin hep birlikte karşı durmak maksadıyla sizleri de mitingimize davet etmek isterim” 

Mektup, “Pazar günü Ankara’daki varlığınızın toplumsal muhalefeti güçlendireceğine olan inancımla selam ve saygılarımı sunarım” ifadeleriyle sona erdi.