ORGANİK TARIM VE ESKİ TOHUMLAR
     Yerel ( organik tohum) tohum demek sadece sağlıklı besin demek değildir.
Yerel tohum bizim geleneklerimiz ve kültürümüzdür. Yerel tohum atalarımızın bize mirasıdır ve bizden sonraki nesilere de miras kalcaktır.
Giderek kimyasallaşan ve hastalıkların arttığı, doğal kaynakların azaldığı dünyamızda gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak için yerel tohumu ve yerel tohumdan ayrı düşünülemeyen organik tarımı desteklemek herkesin görevi olmalıdır.
Hatta bir çeşit devlet politikası olacak şekilde düzenlemmeler yapılmalı, güvence altına alınmalıdır. Yerel tohum; hiçbir genetik işleme maruz bırakılmamış, atalarımızdan kalan, geleneksel işlemlerle toprağa ekilen tohumlara denir.
     Organik tarım; basitçe ata tohum kullanılarak, ürünlerin, bitkilerin hiçbir zirai ilaca maruz bırakılmadan tamamen doğal yöntemlerle yapılan tarıma denir.
Eski tohumlar ile  elde edilen meyve sebzelerin lezzetleri  tatları güzeldir. Hormonlu ürünlerin  aksine görüntüleri çok düzgün değildir fakat lezzetleri kıyaslanamaz bile. Yerel tohumlar doğanın zorlu koşullarına uyum sağlarlar ve zaman içersinde ekildikleri bölgenin karakteristik özelliklerini barındırırlar.
Zirai ilaçlar topraktaki zararlı canlıları öldürmek, daha fazla ürün almak için üretilmişlerdir. Ancak bu ilaçlar yararlı canlılara ve insanlara da zarar vermektedir. Genetiğiyle oynanan tohumların da insan sağlığına bir çok zararı kanıtlanmıştır.
Organik tarım ve yerli tohum insan sağlığını esas alır. Besinlerin besin değerleri yüksek olduğu  ve kimyasal işlemden geçmedikleri için insan vücudu zararlı kimyasallardan korunmuş olur.
     Tohum kullanımında bir sonraki yılı düşünme  ilkesi esastır. Çiftçi bir sonraki sene için ihtiyaç duyduğu tohumu yetiştirdiği üründen temin edebilir, depolayıp saklayabilir. Böylece nesiller boyunca aktarılacak tohumlar elde edilir. Yerel tohumlardan elde edilen ürünler  vitamin ve mineral bakımdan daha zengin aynı zamanda insan sağlığına yararlıdır.
Çiftçi tohumu kendi ürününden temin ettiği için her sene tohum alma zorunluluğu yoktur. Çiftçinin cebine dosttur.  Aynı zamanda organik tarım yaptığı için toprağı zehirleyen zirai ilaçlara tonla para ödemek zorunda değildir.

Zirai ilaçlar ve organik olmayan tohumların toprağa zararları kanıtlanmıştır.. Tohum toprağın yapısını bozarak o topraklarda tekrar doğal tarımın yapılamamasına neden olur.

Zirai ilaçlar topraktaki zararlı canlıları  öldürdüğü gibi yararlı canlılara da zarar verir. Böylece toprak verimliliğini kaybeder. Bundan sadece bitkiler etkilenmez. Toprakla beslenen diğer canlılar ve insanlar da etkilenerek  zarar görür.
Yani kısacası organik tarım ve tohumlar sağlıklı yarınlar ve gelecek için var olmalı var olması içinde toplumun her kesimine dahası devleti yönetenlere  görevler düşüyor.
     Tohum, bitkilerin varoluşunun devamını mümkün kılan en önemli üreme materyalidir. Geleneksel tarım sistemi içinde binlerce yıldan bu yana nesilden nesile aktarılan tohumlar çiftçi eliyle sürekli geliştirilmiş, bulunduğu yerin iklim ve arazi koşullarına en iyi uyum sağlayan “yerel çeşitler” elde edilmiştir.  Bu tohumlar toprağın sınırlı bir kaynak ve mükemmel bir denge unsuru olduğunun farkındalığıyla, topraktan hangi elementi ne zaman ve ne kadar isteyeceklerin de biliyorlar. Bu yüzden yerel tohumlar kendi dengesini kendi kurar. Bu mükemmel ahenk içinde en güzel ve özel tatları sunar. Yerel tohum, bilgelik demek, paylaşım demek aynı zamanda doğa ile barışık çok çeşitlilik demektir.
     Organik tarıma başlamanın ilk adımı organik tohumun toprakla buluşmasını sağlamaktır. Organik tohum, genetik olarak yapısı değiştirilmemiş,  radyasyon  ile muamele görmemiş dogal görünümde  olmalıdır. Bu tanıma en uygun tohum yerel tohumdur. Organik tarım kaynakların adil şekilde kullanımını isteyen bir sistemdir. Bu sistem içinde tohumun en kolay elde edilme yolu yerel tohumlara ulaşmaktan geçer. Yerel tohumlar, sahip oldukları özellikleri ile organik tarımın vazgeçilmez unsurudur.
     Yerel ürünlerin ve tohumların korunarak gelecek nesillere aktarılması, çocuklarımızın daha iyi beslenebilmeleri ve bazı yerel geleneklerin devam ettirilmesi bakımından önemlidir. Bu şekilde kültürümüz, sağlığımız, çevremiz ve geleceğimiz de koruma altına alınmış olacaktır.
     Yerel tohum geçmişimiz zenginliğimizdir. Tohumlara sadakat, geleceğe, yaradılışa verebileceğimiz en güzel karşılıktır. Tohumlarımız aynı zamanda geleceğin teminatıdır. Her dönemde altından daha değerlidir, zira kaybolan tohumlarımızın ve bunlarla birlikte yok olan lezzetlerin geri getirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda yerel tohumlarımıza sahip çıkalım.
Yerel tohumlarımızı yaşatalım ki bizler de daha güzel bir dünyada  yaşayabilelim.
    ALİ ŞENER