Türkiye Özel Okullar Derneği’nin 22. Geleneksel Eğitim Sempozyumu, “Eğitime Bütünsel Yaklaşım ve Yapay Zekâ” başlığı altında Antalya’da başladı. Milli Eğitim Bakanı (MEB) Yusuf Tekin’in katılmadığı sempozyumun açılışında bir konuşma yapan MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, özel okullara çağrıda bulunarak “pagan kültürü ile ilgili etkinliklere yer verilmemesi” uyarısında bulundu.

“Din kültürü dersinde matematik işlendiğini duyunca gereğini yapmalıyız”

Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre Güner, “pagan kültürünü okullarda istemediklerini belirterek “Ayrıca bizim çok değer verdiğimiz, tarihi ve kültürel olarak çok önemsediğimiz bir dersin İngilizce yapıldığını, din kültürü dersinde matematik işlendiğini duyunca gereğini yapmamız gerekiyor” dedi.

“Pagan kültürüne kadar uzanan belli bayramları ya da etkinlikleri…”

Kendisini Atatürk’le savunmaya çalışan Güner şöyle konuştu:

“Çocuklarımızın etkiye çok açık oldukları bir dönemde, bir de sistematik olarak kendi elimizle kendi kimliğimizin dışında bir kültür emperyalizmine maruz tutulmamalarının önemini mükerrer kez söyledik. Bununla ilgili yazılar da yazdık. Ama yazılar yetmiyor. Eğitimin çocukların yaşayacakları koşula göre mutlaka iyileştirilmesi gerekiyor. Ama milli kimliğin korunması, gözetilmesi bizim çok önemli. Kendi okullarımızda çocuklarımızı kendi medeniyet çizgimizin dışına taşıma gibi bir zaafa düşersek o zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 yılında yapmış olduğu çok değerli bir işlevi gündeme almak, hatırlatmak gerekir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1924’te Türk kimliği ve ananeleriyle doğrudan tezat oluşturan, çocukların dış bağlantılarla adeta bir devşirme mekanizmasıyla sistemin dışına çeken, dış bağlantılı 44 okulu tek bir kararla kapatarak faaliyetine son verdi. Tarih ve kültürel kimliğimizle alakası olmayan, pagan kültürüne kadar uzanan belli bayramları ya da etkinlikleri okulların içerisinde bir faaliyet olarak görmek istemiyoruz.”

“Dur’ demek zorundayız”

Güner ayrıca “Yurtdışından gelen, özellikle İngilizce kaynaklı ders kitaplarının içeriği, kendi basıldıkları ülkenin kültürel kodlarıyla ilişkili olabilir. Her kültüre, inanca değer veririz. Ancak bu bizim için kültürel yozlaşmaya dönüşürse eğitimci olarak buna ‘dur’ demek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Güner imzasıyla geçen yıl 27 Kasım’da il milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, “Özel okullarda veya kurumlarda düzenlenecek etkinliklerin Türkiye’nin örf, âdet ve geleneklerine uygun olarak düzenlenmesi, yapılacak faaliyet ve konuşmaların öğrencilere milli kültürü tanıtması” istenmişti.

Din dersi uyarısı

Yaptıkları denetimlerde ve kendilerine ulaşan bilgilerde “tarihi ve kültürel olarak çok önemsedikleri bir dersin” İngilizce işlendiğini söyleyen Güner, “Din kültürü dersinde matematik işlendiğini duyunca gereğini yapmamız gerekiyor. Her çocuğumuzu belki bilimadamı yapamayacağız ama her çocuğumuzu bu toplumun değerleriyle bütünleşen değerli bir insan, toplumun paydaşı yapmakla sorumluyuz” ifadelerini kullandı.