Maraşlı iş insanı siyasetçi Akif Keçeli ile Türkiye siyasetini ve Alevilerin yaşadığı sorunları konuştuk. 

HABERİN VİDEOSU

https://youtu.be/FJQ7jNklWcI

Akif Keçeli Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy şubesinde yıllarca yöneticilik yaptı. Demokratik kitle örgütlerinde de görev alan Keçeli, CHP’de de siyaset yürütmeye devam ediyor.

Keçeli, 1978’de yaşanan Maraş Katliamı’ndan dolayı memleketine terk etmek zorunda kalmış. Uzun bir cezaevi sürecinin ardından İstanbul’a göç eden Keçeli, burada ticaretle uğraşmaya başladı.

ALHAS VE SİNEMİLLİ AŞİRETİ TİCARETTE BULUŞTU

Adını kendi aşiretinden alan Alhas şirketinin kurucularından olan Keçeli, burada ticarete nasıl girdiğini şöyle anlatıyor:

“Bizim bölgede iki tane etkin aşiret var. Birisi Alhas Aşireti biriside Sinemilli Aşireti’dir. Bunların geçmişine döndüğümüzde Alhas ve Sinemilli Aşireti kardeştir. Ama aşiret büyüdüğünden dolayı ayrılmışlardır. Malatya, Kürecik, Elbistan bölgesinde bu iki aşiret çok yaygınlar.  Alhas Aşiretinin büyük bir kısımı da Urfa’ya gidiyor. Urfa yöresindeki Alhas Aşiretindeki kişiler Kürt ve Sünni inancına mensuplar. Maraş bölgesinde olan Alhas aşireti mensupları ise Alevi inancına sahipler. Şirketin ismini neden Alhas koyduk? Biz 1997’de çok zor koşullarda yerimiz olmadığı halde 4 arkadaş ile birlikte şirketi kurduk. Üç arkadaş Alhaslı bende Sinemilli Aşiretindeydim. Bizim Alhas aşireti eskiden beri ticaretle haşır neşirler. Biz çağrışım yapmak için Alhas ismini kullandık.”

Londra’da da ufak bir şubelerinin olduğunu söyleyen Keçeli, orada da ihracata devam ediyor.

MARAŞ OLAYLARININ ARDINDAN YAŞANAN GÖÇLER

Maraş olaylarının ardından Alevilerin büyük çoğunluğunun göç etmek zorunda olduğunu söyleyen Keçeli, göçün ardından insanların yaşadığı zorlukları şöyle anlattı:

“1978 Maraş olaylarında Maraş çevresinde Elbistan, Göksu, Afşin gibi ilçelerde özellikle çok göç verdiler. Maraş olaylarının buralar üzerinde çok etkisi var. Dolayısı ile Maraş olaylarında çok bedel ödeyen arkadaşlarımız oldu. Halkımız özellikle 12 Eylül faşizminin baskını ciddi anlamda tattı. Özellikle bizim Alevi ve Kürt kesimi yaşadı. Dolayısı ile göç etmek zorunda kaldı. Büyük bir kesimi İstanbul’a bir kesimde Avrupa’ya göç etti. Bu göç eden insanlar çalışkan insanlar ekmeğini taştan çıkarırlar dersek yeridir. Çok zor şartlarda gitmelerine rağmen hem ticari ilişkilerini geliştirdiler hem de siyaseten de boş durmadılar. Şuan İngiltere’de belirli bölgelerde belediye başkanı hatta milletvekilliği yapan arkadaşlarımız var. Orada siyaseten kısmen bir örgütlü yapısı var.”

“SURİYE’NİN PARÇALANMASINA NEDEN OLANLARDAN BİRİ DE ERDOĞAN’DIR”

Türkiye’de bugünkü ekonomisini ve siyasetini durumunu iyi görmediğini söyleyen Keçeli, “Dış politikalarımız beni rahatsız ediyor. Mevcut Suriye sorunu önümüzde problem oldu. Bu mevcut iktidarın dış politikadaki yapmış oldukları tavizlerden ve ABD emperyalizmi ile beraber hareket etmelerini hatırlatmakta fayda var. Mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Biz emperyalizme karşıyız’ diyor. Ancak emperyalizme karşı filan değiller. Neticede şunu unutmamak lazım. GOP Projesinin başkanı Tayip Erdoğan’dır. Dolayısı ile Ortadoğu’daki özellikle Suriye’nin parçalanmasına neden olanlarından birisidir. Tabi bu bize göre bir savaş değildir.” ifadelerini kullandı.

“ALEVİLER ÖTEKİLEŞTİRİLİYOR”

Mevcut iktidarın Alevilere yaklaşımını da değerlendiren Keçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hatırlarsanız Gezi olayları başlamadan önce Karacaahmet’in yıkımında Tayip Bey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı. Hiçbir sebep yokken Osmanlı döneminde bile buna izin verilirken bugün Karacaahmet’i yıkması ne anlama geliyor? Aleviler ile ilgili politikalara ne olduğunu unutmamak lazım.  17 dönemlik iktidarları zamanında ve 1992 yılı belediye başkanlığı döneminde hiçbir zaman bir Alevi’den oy istememiştir. Bunun sebebi bunların temel politikası emperyalist ülkelerin faaliyetleridir. Alevileri ötekileştirmek, baskı yapmak ve Suriye politikaları da buna birer örnektir. Şimdi Suriye’de ne yarattılar? Esad’a karşı bir güç yarattılar. Nereye dayanıyor Hizbullah’a, Daiş’e, IŞİD’E dayanıyor.  Şu anki barış görüşmeleri de yapılırken bunun için direniyorlar. Tamam biz Suriye topraklarının bütünlüğünü parçalamayalım ama bizim oraya konuşlandırdığımız güçte orada olmalı. Türkiye’deki Aleviler ile Suriye’deki Alevileri ayrı tutmuyor.”

Mahbip Dilek