Cevaplayamadığımız Sorular Dindiremediğimiz Acılar

Yaşadığım ülkenin tarihine baktığımda yüz yıllardır, sosyalist insanların katledildigini görüyorum, Neden?

Neden eşitlik isteyen, özgürlük isteyen, insanlar öldürülür ve zulüm görür?

Neden insanlar istediği inancı yaşayamaz?

Neden Aleviler Kerbela’dan bugüne hala eşit yurttaşlık istediği için zulüm görür?

Bu nasıl bir sistemdirki insan haklarını savunanlar zulüm görür?

Bu nasıl bir sistemdir ki kadınlar her gün öldürülür ve katilleri korunur?

Bu nasıl bir sistemdir ki kadınlar var ettiği erkeklerin zulmüne uğrar?

Bu nasıl bir sistemdir ki çocuklar tecavüze uğrar ve islamiyette böyle bir şey var bu da bademleme diyerek bu kadar aşağılık bir suç islamiyete mal edilerek örtbas edilir?

Bu nasıl bir sistem ki hırsızlar zengin, Onurlu yaşayan insanlar gariban ve zavallı gibi lanse edilir?

Bu nasıl bir sistemdir ki katiller hırsızlar güçlü kılınır?

Bu nasıl bir sistemdir ki her gün eşit bir dünya talep eden bunun için mücadele eden insanlar hapse tıkılır?

Her gün bir katliam gününü anıyoruz, her gün bir zulmü anıyoruz.

Haziran’da biz diktatörlük değil insanca bir yaşam istiyoruz doğamıza ağacımıza dokunma, doğayı katletmek insanı katletmektir diyen onurlu yurttaşların evlatlarının ölüm yıl dönümü! Hemen arkasından 2 Temmuz vahşice Alevilerin aydınların ateşe verildiği günün yıldönümü!

Mayıs ayı Denizlerin, Mahirlerin yani ben canımı Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına adadım diyen kahraman çocuklarımızın yine toplumu yönetenler tarafından astırıldıkları tarihlerle anılır.

Cahiliye döneminde bile peygamberler tarafından insanlara getirilen ve günümüze kadar yaşanan dinler hoşgörü, eşitlik ve özgürlük kavramları ile insanlık tarafından kabul edilmedi mi?

Toplumları yöneten siyasetçiler de hep bu kavramlarla bu söylemlerle toplumlarını ikna edip göreve gelmediler mi?

Öyleyse bu zulüm niye? İnsanlık bu vahşetleri niye yaşıyor?