Cengiz İnşaat’ın taş ocağı projesi için yıllardır eylemde olan İkizdereli köylülerin mücadelesine destek olmak için İstanbul Kadıköy’de cumartesi günü eylem düzenlendi.

İkizdere Çevre Derneğinden yapılan açıklamada, “Bu öyle bir saldırıdır ki bütün doğayı yok eden, yöre halkının yaşam alanlarını ortadan kaldırarak terk etme noktasına getiren bir saldırıdır. Mayıs 2021 de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Eskencidere’de taş ocağı inşaatı için; “2 Yılını Doldurmadan Buradan Çıkmayı Taahhüt Ediyoruz” açıklaması yapmıştı. 3 yılı geçmesine rağmen taş ocağı adı altında doğa katliamı son sürat devam ediyor. Bakanın verdiği taahhüttü yerine getirmesini istiyoruz. İkizdere’de şu anda 3 adet taş ocağı faal durumdadır. Bunlar Komes/ Kapse taş ocağı, Koşal taş ocağı ve Eskencidere vadisinde Ulaştırma ve Alt yapı bakanlığının ruhsat aldığı Yapı Merkezi ve Cengiz İnşaat tarafından işletilen Cevizli taşocağıdır. Yaşam alanlarına sahip çıkan ve doğasını korumak isteyen İkizdere halkı bu talana karşı çıkmak için her türlü mücadele yöntemini denedi/deniyor” denildi.

Yapılan açıklamada, “Mahkemelere bu yıkımın durdurulması için verdiğimiz dilekçeler neticesinde üç defa bilirkişi tayin edilmiş, her bilirkişi incelemesi için köylülerden binlerce TL ödenmesi istenmiştir. Bu durum doğasını savunmaya çalışan İkizderelileri ekonomik olarak zora koşmuştur.  Bilirkişi raporları, bilirkişi olarak atanan görevlilerin taş ocakları çalışmalarının son hız yürütüldüğü alanlarda 1- 2 saatlik gözlemleri neticesinde, masa başında hazırlanmış ve mahkemeye gönderilmiştir.  Bu kadar üstün körü ve yetersiz raporlarda bile, müteahhit firmaların kendi PTİ (proje tanıtım dosyalarına) uymamış oldukları görülmektedir. Vadimiz; ormanlarımızı ve derelerimiz ile geri dönülmez biçimde yok ediliyor dedik, bugün o noktadayız. Talan devam ediyor. Vadide haksız yere yapılan acil kamulaştırmalarla, çay bahçeleri, meyve ağaçları ve tarıma elverişli alanların bir kısmı köylülerimizden alınarak “sadaka” ödemeleri ile el konulmuştur.  Adaletsizlik öfkeyi doğurur. Öfkeliyiz;

Hukuk ayaklar altına alınmıştır. Her türlü yasal haklarımız ve meşru direnme hakkımızı kullanmamıza rağmen İkizdere’nin doğası ve ekosistemi mahvedilmeye devam ediyor. Taş ocaklarını  “liman” yapımı diye, yeni rant kaynakları yaratmaktan öteye gitmediğini artık daha da iyi biliyoruz. Çay bahçelerimiz, bal ormanlarımız ve derelerimiz yok edildi, ediliyor. Ülkemiz yeni bir seçim dönemine girdi.  Bizim yaşam alanlarımız ormanlarımızı derelerimizi yok edenlere yerel seçimlerde oy vermeyeceğimizi buradan bütün kamuoyuna söylemek istiyoruz.  Eski Çevre ve şehircilik bakanı Murat Kurum, İkizdere’de taş ocaklarını destekleyerek ve onaylayarak İkizdere’ nin talan edilmesine önayak olmuştur.  Murat Kurum, bütün Karadeniz’de Trabzon yaylarında maden sahalarına izin vermiş, Bayburt Kastamonu ve Karabük bölgelerinde ormanlara nehirlere zarar verecek projelerin önünü açarak eko kırım suçlarını işlemiştir.  Bütün bu suçları işleyen bir adayın İstanbul gibi bir metropol şehrin belediye başkanı olmasını istemiyoruz” ifadeleri kullanıldı.