‘Hubyar Alevilerin kutsalıdır; ticari marka yapılamaz’

Hubyar isminin ticari olarak markalaşmasına ilişkin Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ve Hubyar Kültür Vakfı ve Alevi kurumları Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi’nde ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

5 Ekim 2018 tarihinde Hubyar Köyü Derneği, Hubyar köylülerine gönderdiği mesajda “Derneğimizin girişimleri sonucunda kültür mirasımız Hubyar ismi tescillenerek koruma altına alındı. Hubyar ismi Türk Patent ve Marka kurumu tarafından Hubyar Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği adına ülkemizin ulusal kültür değeri olarak tescillenmiş ve kültürel mirasımız olarak koruma altına alınmıştır” demişti.

Konuyla ilgili Ekim 2018’de bir açıklama yapan Hubyar Kültür Vakfı ise Hubyar isminin kültürel miras olarak tescillenmediğini ticari bir marka olarak tescillendiğini belirtti.

Konuya ilişkin Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ve Hubyar Kültür Vakfı, ve Alevi kurumları Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi’nde ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği önceki başkanı Aydın Deniz’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda ilk olarak divan oluşturuldu. Divana Üryan Hızır Ocağı evladı Veli Büyükşahin, Şahkulu Dergahı Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Taş ve ABF Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Güneş oturdu.

MARKALAŞMA ACİL DURDURULMALI

Divan’da konuşma gerçekleştiren Veli Büyükşahin ocak yapısının önemine vurgu yaparak, markalaşma girişimini eleştirdi.

Veli Büyükşahin’in ardından kurumlar adına konuşmalar gerçekleştirildi. Toplantı da Hubyar Kültür Vakfı ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği adına Kazım Çelik, PSAKD İnanç Kurulu Üyesi Hasan Doğan, DAD adına İmam Balsever, HBVAKV adına Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, ABF adına Ali Ekber Göktepe, Aziz Baba Cemevi Başkanı Enver Can, Şahkulu Dergahı adına Atilla Taş, DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği adına Sevim Yalıncakoğlu ve Hubyar evlatları Hüseyin Kelleci ile Sanatçı Aşık Alican konuşmalarını gerçekleştirdi.

Konuşmalarda markalaşmasına karşı tepki verilirken, bu sürecin acil durulması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca katılamayan diğer bütün Alevi kurumlarının da bu sürece karşı çıktığı açıklandı.

Kurumlar adına ortak açıklamayı Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Ceren Çelik okudu.

“BU SAÇMALIĞA SON VERMEYE DAVET EDİYORUZ”

Açıklama Şöyle:

“Hubyar Alevilerin kutsalıdır ticari marka yapılamaz

Alevi değerlerinin ayaklar altına almaya çalışan ve Aleviliği yok sayan yeterince dış etmenler varken bir de Alevi dünyası içerisinden gelen ve değerlerimizi, kutsallarımızı yok sayan, onları hiçleştiren girişimleri asla onaylamayız, bu tür girişimlere asla pirim veremeyiz.

Hubyar ismini taşıyan köy derneğinin Alevi hassasiyetini ve değerlerini hiçe sayarak Hubyar ismini bir ticari marka olarak Türk patent enstitüsüne tescil ettirmesini ve bunu savunan bir yerde durmasını asla kabul etmiyoruz.

Önemli bir Ocağımızın Piri olan Hubyar isminin ticari marka olarak tescil edilmiş olması köy derneğinin fili olarak hayata geçirilmese bile yani bu tescile rağmen gelen tepkiler üzerine bir ticari metanın adında kullanmasalar bile bu girişim art niyetli başkalarına kötü bir örnek teşkil edecek ve bu tür girişimlerin yasal olarak önünü açacaktır.

Ayrıca Köy derneği bu tescille birlikte Hubyar ismini sadece ticari marka olarak tescil etmekle kalmayıp Hubyar isminin başka kurumlarca ve kişilerce kültürel amaçlı kullanmasına da engel omaya çalışmakta ve bu anlamıyla Hubyar ismini tekellerine almaya çalışmaktadır.

Oysa Hubyar Alevilerin kutsalı ve kültürel olarak da inançsal olarak da hiçbir kurumun ve kişinin tekelinde olamayacak kadar evrensel bir değerimizdir. Ayrıca iptali için açılan davada yaptıkları savunma daha da vahimdir, iptalini isteyenler için kullandıkları yaklaşım ayrıştırıcı ve ötekileştirici olup bu anlayış Aleviliği ve Hubyar’ı temsil edemez.

Hubyar ismini ticari marka olarak tescil eden Hubyar Köyü Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneğini bu girişimden vazgeçmeye ve Köy muhtarlığının bu tescilin iptaline yönelik açtığı iptal davasını kabul edip bu saçmalığa bir son vermeye davet ediyoruz.”

(Kaynak: PİRHA)