Baba İlyas

Asıl adı “Ebu’l- Beka Şeyh Baba İlyas b.Ali Horasani

Selçuklular döneminde Anadoluya akın eden ve devlet yönetimine Zulme adaletsiz ve eşitsizliğe zalime karşı oluşturulan bir işçi çiftçi ve köylü  ayaklanması  Babailer isyanı adını yazdırmıştır.   1239-1240

Baba İlyas Dede Garkın’ın halifesi Bir Vefa dervişidir.

13 yüzüncü yılında Doğu’da başlayan Cengiz Han saldırıları ile Anadolu’ya büyük bir Türkmen göçü hareketlenir.

Cengiz Han karşısında kayıp eden Celaleddin Harezmşah, büyük Türkmen toplumları ile Azerbaycan ve Doğu Anadolu’ya girer.

Anadolu’da daha önce Selçuklularla göçen. Bu kitleler, Sufî şeyhlerin, babaların ve dervişlerin yönlendirdiği Türkmen topluluklarıdır.

Baba İlyas, Anadolu’ya gelişinden sonra Amasya’nın Çat kasabasına yerleşen Baba İlyas’ın Kayseri’de kadılık yaptıktan sonra, Amasya’da ki Mesudiye Dergâhı’nın da şeyhliğini yapmış olduğu belirtilir.

Bu Türkmen isyanı, Baba İlyas’ın ölümü ile bölgede çok kanlı çarpışmalara neden olmuştur.

Türkmenleri bu kadar sert bir isyana sürükleyen Devlet yönetiminden dışlanmaları adaletsizlik eşitsizlik zalimcilik zulüm uygulama eşit davranmama hareketleridir.

1237 yılında babası Alaeddin Keykubat’ı zehirleyerek tahta geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev yetkilerini Sadeddin Köpek adlı vezirine devretmesi ile. Genç yaştaki sultan tecrübesizdi ve vaktinin çoğunu eğlenceyle geçiriyor, devlet işleri ve halkın sorunları ile pek alakadar olmuyor. Vezir Sadeddin Köpek ise büyük bir hırs içinde saltanatı ele geçirmek amacıyla sultana karşı suikast hazırlıyordu. Bu durumun ortaya çıkması üzerine sultan onu öldürttü.

  1. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Fars ve Arap kökenlerin yönetimde etkinlikleri daha da artarak Türkler tamamen ihmal edilip dışlanması isyana sebep olmuştur. Başta Türkmenler olmak üzere Ahilerin de bu isyana katılmaları neden olmuştur.

Amasya Savaşı ve Baba İlyas’ın Ölümü
Babaîler, Tokat’tan geçtikten sonra, Amasya bölgesine girdiler. Onların peş peşe kazandıkları beklenmedik başarılardan ürken ve tahtını kaybedeceğinden korkan II. Gıyaseddin Keyhüsrev, tam bu sırada Konya’daki sarayı terk ederek Kubadabad’a (Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Beyşehir Gölü’nün batısında Selçuklu kenti; bugünkü Gölkaya köyüne sığındı.  Kendini güvenliğe alarak Hacı Mübârizeddin Armağan Şah’ı büyük bir Selçuklu ordusunun başında Amasya ya Baba İlyas üstüne gönderdi. Bütün bunlar olup biterken

Baba İlyas hâlâ Amasya kalesinde bulunuyordu. Üstüne gelen kuvvetlere karşı savunma tedbirleri alırken Hacı Mübârizeddin Armağan şah kendisini bastırdı. Baba İlyas ve adamları şiddetle karşı koydular. Mübârizeddin Armağan şah, Baba İshak da güneyden Amasya’ya yardıma ordusu ile yollardaki halk kitlesi katılımı ile geliyordu.

Baba İshak kuvvetleri Amasya’ya gelmeden, Baba İlyas’ı yakalamak ve öldürmek istiyorlardı Baba İlyas Talipleri, taraftarları Baba İlyas’ı, büyük lider, kurtarıcı olarak gördüklerinden taraftarları, talipleri üzerinde büyük bir etkisi vardı. Hatta talipleri Baba İlyas’ın öldürülemeyeceğine inanıyorlardı. Baba İlyas, taliplerine hiçbir şeyden korkmamaları ve şiddetle için teşvik ediyordu. Bu çarpışmalarda Baba İlyas ağır yaralar aldı. Yanındaki en güvenilir Halife sine adamına savaşa devam etmesini söyledi. Nihayet Selçuklu kuvvetleri Baba İlyas’ın kuvvetlerini dağıttı ve Baba İlyas’ı yaralı olarak ele geçirildi ve hemen o anda idam edilerek Amasya kalesinden aşağıya doğru sarkıtıldı. Gece olunca Baba İlyas’ın müritleri onu asıldığı yerden indirip Amasya yakınlarında bir yere, sonradan bir ara Ambarlı Evliye Türbesi denilen mezara defnedildiği yazılmaktadır.

Baba İlyas talipleri müritleri sır olup uçtuğuna bir gün geri döneceğine inanmaktadır.

 

Menkıbe’ye göre, Baba İlyas, Şeyhi Dede Garkın’da görüldüğü gibi, Türk destanlarının önemli bir motifi olan “boz at” denilen ata sahipti. Bu gibi durumlar, Köroğlu destanında “kır at”, Hz. Ali menkıbelerinde düldül” olarak görülür.

Hıristiyan tarih yazarı Simon de Saint Quentin’de Baba İlyas’ın bu meşhur boz atın’ dan bahseder. Torunu Elvan Çelebi onu, “Yeşil Sancaklı seyyielere mahsus ve arşta tahtı; nurdan imameli ve boz atlı bir seyyid ve veli olarak uçtuğunu gösterir.

Prof. Dr. Melikoff, onun bu özelliklerini, bir zamanlarının şamancı kam-ozan’ın ayrıcalıkları olarak değerlendirir. Baba İlyas’ın öldüğü gün “boz at” üstünde göğe çıkarak kaybolması rivayeti de eski Türk- Şaman inançlarında rastlanır. Eski Türk inançlarında, şamanların bir atın üzerinde “Gök Tanrı” ile buluşmak üzere göğe çıkışı ana motiflerdendir.

Prof. Dr. Yaşar Ocak, Baba İlyas için “hiç tereddüt etmeden Baba İlyas’ın, İslami kimliğinin altında çok derinlerde kalmış tipik bir şaman olma hüviyetini henüz kaybetmemiş bir Türkmen babası olduğu söyleyebiliriz” diyor.
Baba İlyas’ın başlattığı isyan, çoğu araştırmacılar tarafından mezhebi bir (Alevi) ayaklanma sosyo-ekonomik nedenlerden meydana geldiğini ortaya koymuştur.  Bence de bölgede yaşayan bir toplumun parçası olarak

Babailer Ayaklanması, 1239–40 yılında Anadolu Selçuklu devletine karşı inançsal yönü olmakla birlikte siyasal ve toplumsal yanları ağır basan bir Türkmen ayaklanmasıdır.

Yukarda ki gösterilen kaynakların verdikleri bilgilere göre, Baba İlyas, Seyyid Ebu’l- Vefa tarikatından, yani Vefa idi ve Dede Karkın adında bir Türkmen şeyhinin Anadolu’ya gönderdiği halifelerdendi. İslami kimliğinin altında çok derinlerde kalmış Şamanist anlayışı henüz kaybetmemiş bir Türkmen babasıdır. Bu yöresel kalıntılar hala bölgede yaşanmaktadır.

Elvan Çelebi, anlatımlarında bu isyanın başlangıcını 10 Muharrem 637 (12 Ağustos 1239) olarak verir. Bilindiği gibi 10 Muharrem, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit olduğu gün olup, Alevilerin yas günüdür. Bugünü, Aleviler dik duruş günü olarak algılamaktadır.

Hz. Hüseyin’in, baş eğmeyip başkaldırdığı dik durduğu gün olarak da anılmaktadır.

 

Not

Onun için bundan sonraki savaşın isyanın devamına Ahilerin yaşadığı bölge olan Kırşehir’in Seyfe gölü kenarı Malya ovasında meydana gelmiştir malya ovası Hacı Bektaş ilçesine 40 kilometre mesafededir.

 

Bundan sonraki yazımı Baba İshak ve Hâce Bektaş’ı VELİ ilişkisi olarak Bağlayacağım.

 

Savgılar sunuyorum. İyi tatiller dilerim.