Doğamıza, Suyumuza,Toprağımıza Dokunmayın !

İnsanoğlu yaşamı boyunca tüm gereksinimini sağladığı bereketli topraklarımız altı ve üstü ayrı zengin’liklerle dolu cömert bir ekip bin aldığımız Ozan’ımız Aşık Veysel’in dizelerin’de dediği gibi sadık yarimiz kara toprağımıza biz nekadar sadığız ve nekadar sahip çıkıyoruz.
Gün geçmiyor’ki Yurdumuzun her köşesinden ayrı bir doğa katliyamı haberi gündeme gelmesin.
-HES’ler
-Yer altı maden çalışmaları
-Ormanlarımızdaki talan
-Siyanürle Altın arama
Kaz dağlarından Karadeniz yaylalarımıza , Salda Gölün’den , Uludağ Ağaç katliamına derken listeye Tokat ve son günler’de Erbaa yaylalarımız, yetmedi Niksar ovamızda eklendi.
Küresel ısınma ve Kapitalizmin Çevre katliamı  birde buna Siyasi Rant Politikaları eklenerek iş tamamen çığrından çıkmıştır.
Yurdumuzun her köşesinden duyduğumuz Çevre ve Doğa Katliyamı malesef son yıllarda Güzel Tokatımızıda içine alarak Emeği ve alın teri ile geçimini sağlayan bölge insanını bir direnişin ve mücadelenin parçası yapmıştır.
Gerek bölge halkı gerek Stk’ların, yerel basın, yerel yönetim , siyasi temsilcilerimizin canla başla sürdürdüğü eylem ve kamuoyu yaratma mücadelesi konuyu gündemde tutma çabaları malesef konuya kontrollü yaklaşan bir kısım siyasi temsilcilerimiz ve hükümetin tutarsız,samimiyetsiz ve taraflı Rant Politikaları konunun önemini ve önceliğini ve aynı zamanda yöre  insanımızın Çevre ve Doğa mücadelesini gölgede bırakmıştır.
Akp’nin 2018 yılın’da torba yasanın içine kattığı 18.Madde Ormanlara kurulacak tesisler ve yerleri eklenmesi ile önü açılarak Bozuk orman alanlarına kurulacağı savunulan işletmelerin 18.Madde’de bu ibare kullanılmayarak önü açık bir hale getirilmiştir.
 2019 yılı kayıtlarında yerli ve yabancı toplam 9 bin 942 ruhsatlı maden isletmelerinin bulunduğu Türkiyede Altın için her yıl 4 bin 500 ton siyanür kullanımının olduğu bu korkunç tablo malesef kar amaçlı şirketler için rakamlardan ibaretken Siyasal gücü arkasına alan bu şirketler Topraklarımızı ve Ormanlarımızı  fütursuz’ca katledelerek o topraklarda yaşayan yaşamaya çalışan insanlarımızın değerleri ve geleceği ile malesefki yaşam haklarınıda ellerinden alınarak, Atamızın Milletin Efendisi dediği Köylümüzü ise kaderine terk edilmiştir.
Sevgi ARSLAN