DOĞA GÜZELLİĞİ KÜLTÜR ZENGİNLİĞİ DAYANIŞMA ÖRNEĞİ MUĞLANIN ULA İLÇESİNDE ÇÖRÜŞ MAH. ( KÖYÜ )

DOĞA GÜZELLİĞİ KÜLTÜR ZENGİNLİĞİ DAYANIŞMA ÖRNEĞİ
MUĞLANIN ULA İLÇESİNDE ÇÖRÜŞ MAHALLESİ ( KÖYÜ )
Muğla’ya 55 kilometre Marmaris’e 30 kilometre Ula ilçesine de 30 kilometre mesafe de Ula ilçesine
bağlanıp mahalle statüsüne geçen Çörüş köyü 1900’lü yıllarda yerleşime geçmiş bölge de Yörük,
Tahtacı Alevileri de denilen yurttaşlardan oluşuyor. Çörüş verimli toprakları, ormanlık alanı ve dayanışma
kültürü ve misafirperver toplumu ile gerçekten cennetten bir köşe.
Çörüş mahallesinin tüm insanları gibi misafirperver samimi muhabbeti ile tanınan ve 3 dönemdir
toplumun sevgisi ile muhtarlık yapan Veysel Keskin ile köyü hakkında bilgiler aldık ve bu güzel köyü
karış karış gezdik.
Muhtar Veysel Keskin köyü ve köylüleri hakkında özetle şu bilgileri verdi. Köyümüz kurulduğundan beri
inancımızı ve kültürümüzü değiştirip dönüştürmeden yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyoruz.

Burada hastakıkta, sağlıkta ya da her türlü vakalarda mutlak bir dayanışma içindeyiz. Yardımlaşma ve dayanışma bizler için çok önemli. İş için ilçeye ya da şehirlere giden halkımız emeklilikten sonra mutlaka
buraya geri döner. İnancımız gereği cemlerimizi burada büyük evlerimiz de yapardık şimdi bir cem evimiz
var ve inancımızın ön gördüğü tüm etkinlikleri burada birlik ve beraberlik içinde yapıyoruz. Burada ve alevi toplumunda bizlere verilen tahtacı ismi de atalarımızın buralarda kereste, tahta işleri yaptıklarından
ve gezgin bir toplum olarak da yörük adı ile anılırız.
Çörüş Muhtarı Veysel Keskin yozlaşmaya karşı dik durmanın önemini de şöyle özetledi;

Burada insanlar  mahkeme bilmez, sorunlarımızı kendi içimiz de dayanışma içinde çözeriz. Geleneklerimiz bizler için
çok önemli. Gençlerimiz ve çocuklarımız da okullarda aldıkları zorunlu din dersleri içinde alevilik olmadığı için bizlerde alevilik inancının da olan tüm rütielleri gençlerimizle birlikte yaptığımız için gençlerimiz de
geleneklerine çok bağlı bir şekilde yetişiyor. Bizim için gençlerin de asimile olmaması çok önemli,           bizler atalarımızdan gördüklerimizi gençlerimize yozlaştırmadan aktarmaya çalışıyoruz. Onlarında asimile
olmadan bu inancı ve kültürü yaşatacaklarına inanıyoruz.