Berkin Elvan duruşmasında tanık polis yine hiçbir şeyi hatırlamadı

Gezi direnişi sırasında İstanbul Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümüyle ilgili açılan davanın 15. duruşması görüldü. Duruşmada tanık olarak dinlenen polis Yalçın Şengör, bütün sorulara “hatırlamıyorum” diye cevap verdi. 

Gezi direnişi sırasında İstanbul Okmeydanı’nda polisin attığı gaz kapsülüyle başından vurularak hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümüyle ilgili açılan davanın 15. duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Berkin Elvan’ın ailesi, avukatları ve insan hakları savunucuları katıldı.

Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada Bingöl Emniyeti Çocuk Şube Müdürlüğü’nde görev yapan polis Yalçın Şengör, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanarak duruşmada tanık olarak dinlendi.

TÜM SORULARA ‘HATIRLAMIYORUM’ DİYE CEVAP VERDİ

Mahkeme başkanının Şengör’e olay günü kimlerle nerelere gittiklerini sorması üzerine Şengör, “6 yıl geçti üzerinden hatırlamıyorum. O gün orada olduğumu bile hatırlamıyorum. Görev yaparken yanımda kim vardı kim yoktu hiç bilmiyorum” dedi. Başkanın, “Nerede görev yaptınız?”  sorusuna ise Şengör, “Hatırlamıyorum” diyerek cevap verdi. Mahkeme Başkanı, Şengör’ün önceki duruşmasında nerede görev yaptığını söylediğini hatırlatmasına rağmen Şengör, bunu da hatırlamadığını iddia etti. Başkanın, “Okmeydanı’nda görev yaptınız mı?” sorusuna ise Şengör, yine “Hatırlamıyorum” diyerek cevap verdi. “Gezi olayları sırasında ZET tüfek kullandınız mı” sorusuna Şengör şu şekilde çelişkili yanıt verdi: “Kullandım. Kullanmadım. Atıp atmadığımı bilmiyorum. Kullandıysam bile hatırlamıyorum.”

ANNE VE BABA ELVAN DURUŞMA SALONUNU TERK ETTİ

Tutuksuz yargılanan sanık polis Fatih Dalgalı’yı tanıyıp tanımadığı sorusuna ise Şengör, tanımadığını söyleyerek cevap verdi. Olay gününe ait görüntüleri ve orada olan kişilerin de olduğu görüntülerine ilişkin de Şengör görüntülerdeki kişilerin yüzlerinin net olmadığını ve oraya çok sayıda takviye polis geldiğini bu nedenle kimseyi hatırlamadığını ileri sürdü.

Şengör dinlenirken Elvan ailesi duruşma salonunu terk etti.

MAHKEME BAŞKANI: BİZ ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK

Mahkeme Başkanı, “Mahkeme tarafımızdan keşif yapıldı. Bizim asıl mahkememizin istediği rapor verilmemiş. Biz mahkeme olarak dosyayı aldığımızda yüzde 28’i oranındaydı. Şimdi yüzde 75’in üzerine geldi. Bir rapor alınması lazım. Biz mahkemenin bir an önce bitmesi için çalışıyoruz. Sizin taleplerinizle ilgili her yere yazı yazdık. Rapor eksikliği var. Rapor için yakın günler veriyoruz. Tahminen duruşmayı iki ay sonraya veriyoruz rapor gelir diye. Rapor şu an Adli Tıp Kurumu’nda. Oradan gelecek rapora göre esasa ilişkin süre vereceğiz taraflara. Sonra mütalaa isteyeceğiz. Dosya yüzde 80-90 bitmiş. Biz elimizden geleni yaptık” dedi.

“KOLLUĞUN DOSYAYA MÜDAHALE ÇABASI”

Avukat Can Atalay ise “Adli Tıp’tan gelecek rapordan sonra bilirkişi raporuyla ilgili değerlendirme yapacağız. Mahkemenizin yapmış olduğu keşfin boşa çıkarılmak istendiğini keşifte bulunan jandarma personeli arasında bir tartışma olduğuna şahit olduk. Jandarma personeli dosyaya rapor sunmadı. Bu dosyaya müdahale etmeye çalışmanın göstergesidir. Kolluğun polis kanadının gerçeğin açığa çıkmaması için yaptığı çabadır” dedi.

“RAPOR SANIĞIN BERKİN ELVAN’I BİLİNÇLİ VURDUĞUNU GÖSTERİYOR”

Atalay, “Son rapor sanığın çocuğu bilinçli vurduğunu ortaya koyuyor. Atışın yapıldığı yerle çocuğun vurulduğu yer arasında esaslı bir açı var. Bu rapor diyor ki atış paraleldir. Atışı yapan kişiyle çocuğun vurulduğu yer bayır aşağıdır. Atışı yapan hakim durumdadır. Aşağı doğru olduğu için eksi 30 derecelik bir açı vardır aralarında” diye ifade etti. “Çocuğun vurulduğu an itibariyle duvardaki yazılamaları bile yazan bir bilirkişi heyeti olay anında bir toplumsal gösteri olmadığını da bilerek rapora yazmamıştır” diyen Atalay, Elvan’ın vurulduğu andan itibaren toplumsal bir olayın olmadığının yazılmamasının rapora örtü olarak geçtiğini söyledi.

“KASTIN NE BOYUTTA OLDUĞUNU GÖSTERİYOR”

Raporun 13 ve 14’üncü sayfasında kolluğun kullandığı silahların tarif edildiği ve resimlerinin konulduğunu dile getiren Atalay, “Rapor defaatle sanığın atışı yaparken kafasını sağa doğru eğdiğini söylüyor. Bu nişan almaktır. Ondan önce sivil atış yapmış insanların bu atışların bir aşamasında başını sağa eğerek muhtemelen atış ayarının yüksekliğine baktı. Başını sağa yatırarak Berkin ya da başka birini hedef alması gözler önündedir” dedi. Türk Tabipler Birliğinin gazların kullanımıyla ilgili bir genelgesi olduğunu belirten Atalay, “Nişan alarak ateş ediyor. Sadece Fatih Dalgalı değil yanındaki ve arkasındaki de çocuğun vurulduğunu görüyor ama ilk yardım müdahalesinde bulunmuyorlar. Bu da kastın ne boyutta olduğunu gösteriyor” dedi.

Savunmaların ardından mahkeme başkanı duruşmayı 5 Şubat 2020’ye erteledi.

5 ŞUBAT’TAKİ DURUŞMAYA KATILIM ÇAĞRISI

Duruşma sonrası Elvan ailesi ve avukatları adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada ilk olarak konuşan avukat Çiğdem Akbulut, “Nisan ayında bir keşif gerçekleştirdi. Keşfe katılan kolluk kuvvetleri raporu hazırlayamadılar. Nisan ayından bu yana sürekli konu değiştiren bir ek var. Geçtiğimiz hafta bir rapor ulaştı elimize ve istediğimiz hususlara ilişkin değil, istemediğimiz hususlara ilişkin tespitler vardı raporda. Olaydan saatler sonra bölgede havai fişek patlatıldığı ve polisin de buna karşılık verdiği tespiti yapılmış. Bu tamamen çarpıtma. Biz sadece sabah saatlerini istedik. Polisin de arkası dönüktü tespit edemedik diyor” dedi. Mahkeme heyetinin dosyayı Adli Tıp’a gönderdiğini söyleyen Akbulut, “Bir sonraki duruşmada tarihte esasa ilişkin savunmamızı hazırlamış bir şekilde burada olacağız. Çok önemli bir duruşma. Hepinizi şimdiden o duruşmaya bekliyoruz” dedi.

“BİRLİKTE MÜCADELE EDERSEK BAŞKA BERKİNLERİ ÖLDÜRTMEYEBİLİRİZ”

Anne Gülsüm Elvan ise “Tüm çocukların katilleri yargılansın. Bu olmamalıydı. Adalet istiyoruz. Adalete açız” diye belirtti.

Baba Sami Elvan da “Bu dava bizim davamız değil. Geziye gelen sokaklara çıkan herkesin davası. Berkin herkesin çocuğu. Bugüne kadar Elvan ailesi olarak mücadele ettik bundan sonra da mücadelemizi sonuna kadara devam ettireceğiz. Bizi yalnız bırakmamanızı rica ediyorum. Herkesin şöyle yastığa başını koyup düşünmesi gerekiyor. Gezi nasılsa, 5 Şubat’ta da öyle bir duruşma olması için herkesi duruşmaya bekliyoruz. Biliyorum ki gerçek bir adalet çıkmayacak davadan. Ceza alması ya da almaması benim için önemli değil. Benim çocuğumu bu geri getirmeyecek ama geleceğimiz için önemli. Birlikte mücadele ederek belki adaleti sağlayabiliriz. Başka Berkinleri öldürtmeyebiliriz” diye konuştu.