Ayhan Bora Kaplan davasında adı geçen üst düzey emniyet mensuplarıyla ilgili hazırlanan müfettiş raporunda, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davanın firari sanığı Serdar Sertçelik’le irtibatın kesildiği tarihten itibaren yakalanmasına yönelik gerekli çalışma ve özenin gösterilmediği belirtildi.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davanın sanıklarından Sertçelik’in iddialarında adı geçen üst düzey emniyet mensuplarıyla ilgili hazırlanan müfettiş raporu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştı.

Raporda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce, Sertçelik’le irtibatın koptuğu günden 9 gün sonra 5 Aralık 2023’te 80 il emniyet müdürlüğüne ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığına, yurt dışına çıkma ihtimali ve yakalanmasına yönelik tüm hudut kapılarında ve illerin giriş çıkışlarında uygulama noktalarında duyarlı olunması konusunda yazı yazıldığı aktarıldı.

“Gerekli özen ve çalışma gösterilmedi”

Sertçelik’le irtibatın kesildiği tarihten itibaren yakalanmasına yönelik gerekli çalışma ve özenin gösterilmediğinin değerlendirildiği belirtildi.

Serdar Sertçelik’e, “soruşturma sonuna kadar konutu terk etmemesine” ilişkin adli kontrol uygulandığı, 18 Ekim 2023 tarihinden itibaren Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ev hapsi cezası verildiği ve elektronik kelepçe takılmasına karar verildiği hatırlatılan raporda, bunlara rağmen Sertçelik’in, illegal yollardan yurt dışına kaçtığı ifade edildi.

Raporda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, cumhuriyet savcılarının görev ve yetkilerine ilişkin maddesindeki, “Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında cumhuriyet savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır” hükmü uyarınca gereğinin takdir ve ifasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğuna kanaat getirildiği aktarıldı.

Soruşturmanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davanın firari sanığı Serdar Sertçelik’in iddiaları üzerine 6 Mayıs’ta soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheliden yedisi “Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs”, “Göreve ilişkin sırrın açıklanması” ve “Suçluyu kayırma” suçlarından tutuklanmıştı.

Şüphelilerden ikisi adli kontrolle serbest bırakılırken, bir şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Öte yandan şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 316/1. maddesinde düzenlenen “devletin güvenliği veya anayasal düzeni ihlale teşebbüs suçlarından birini işlemek için anlaşma” suçundan yürüten soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.