Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak itirazımız var.

Katliamlara adı karışmış kişi, örgüt ve partilerle yan yana duranları, onları işledikleri suçlardan aklamaya kalkanları, en az o katiller kadar sorumlu tutuyoruz. 

Türkiye’de, Alevi köylerinde karakoldan ezan okutulurken, partiler kapatılırken, vekiller Meclis’te tutuklanırken, bir imza ile İstanbul sözleşmesi iptal edilirken, ülkenin en yüksek puan ile girilebilinen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri terörist ilan edilirken, Corona ile mücadele ve aşılamada sınıfta kalınırken, öğrencilerin, insan hakları savunucularının, gazetecilerin evleri basılırken, biraz itiraz edenin hayatı mahvedilirken, gazeteciler, siyasetçiler dövülürken, AİHM kararları uygulanmazken, kadınlara adeta orta çağ kuralları dayatılırken, Alevilere, Kürtlere, Ermenilere, Romanlara, LGBTİ’lere, İnsan Hakları Savunucularına, aydınlara, ülkenin ötekilerine vebalı muamelesi yapılırken, memleketin bu hale gelmesinden, kaos ve katliamlardan sorumlu olan faşist, ırkçı, Türk-İslam ideolojisi ve zihniyetinden beslenen bir çok isimden övgü ile söz ederek, basına ve kamuoyuna açıklama yapılmasına, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak itirazımız var.
Toplumda umut, direnç, aydınlanma damarını güçlendirmek yerine, ülkenin koşar adım totaliter rejime gittiği, demokrasinin tabutuna son çivinin çakıldığı şu günlerde, geçmişten günümüze ülkeye yayılan dalga dalga kötülüğün sorumlularına, elinde yüzlerce Canın kanı olan katillere methiyeler düzmek, Alevilerin katillerini, Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın, Gazi’nin sorumlularını kahraman ilan etmek, saygın kişiler olarak topluma tekrar pazarlamak, buradan da siyasi rant elde edilebileceğini düşünmek, en hafif deyimle; vicdansızlıktır.
Tüm ötekilerin oylarıyla seçilen, belediye başkanları ve parti yöneticileri boy boy resim vererek, kamuoyunda Alevilerin, Kürtlerin, devrimcilerin, sol-sosyalistlerin, kısacası tüm ötekilerin katliamlarından sorumlu bu şahıslardan övgü ile söz etmesi, başta kayıp yakınları olmak üzere, vicdanı olan herkesin kanayan yarasına tuz basmaktır.
Bundan dolayı, akrabalarımızın, arkadaşlarımızın, bu ülkenin aydınlık yüzlü insanlarının katillerini aklamanızdan, demokrasinin yılmaz bekçileri gibi göstermenizden endişe duyuyoruz.
Alevi kurumları olarak, asla kabul edilemeyecek bu tür politik varyasyonlara, kirli ilişkilere onay vermiyor ve sessiz kalmıyoruz.
Katliamlara adı karışmış kişi, örgüt ve partilerle yan yana duranları, onları işledikleri suçlardan aklamaya kalkanları, en az o katiller kadar sorumlu tutuyoruz.
Herkesten vicdan terazisini bozmadan, sorumluluklarının gereğini yerine getirmesini bekliyoruz.
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
Ek alanı