Dersim Katliamı’nın 87. yılında Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Dersim Katliamı’nın yıldönümüne dair ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “87 yıl önce Cumhuriyet tarihinin en karanlık sayfalarından birine imza atıldı. 4 Mayıs 1937′ de, ‘‘Tunçeli Tenkil Harekatı’’ isimli bir kararla, uzun süren bir planlama ve hazırlığın ürünü olarak Dêrsîm Alevi/Kızılbaş katliamı yapıldı” denildi.

Söz konusu açıklamada “Resmi düzeyde özür dilensin, Alevi soykırımı kabul edilsin. Seyit Rıza ve idam edilen diğer canların mezar yerleri açıklansın” talepleri de bildirildi. Açıklamanın tamamı şöyle:

DERSİM Katlimında yitirdiklerimizi, katliamın yıldönümünde bir kez daha saygıyla anıyoruz…

Dersim’de Alevi/Kızılbaş halkının 1937-1938 yıllarında karşı karşıya kaldığı devlet şiddeti bu toprakların tarihinde ne ilkti ne de son oldu. 87 yıl önce Cumhuriyet tarihinin en karanlık sayfalarından birine imza atıldı.

4 Mayıs 1937′ de, ‘‘Tunçeli Tenkil Harekatı’’ isimli bir kararla, uzun süren bir planlama ve hazırlığın ürünü olarak Dêrsîm Alevi/Kızılbaş katliamı yapıldı.

1938 yılında, devletin bütün kademelerinin onay ve takibiyle yapılan fiziki, inançsal ve kültürel imha harekatı sonuçlandırıldığında, aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu binlerce Alevi/ Kızılbaş/Zaza katledilmişti.
Dersim’de insan çığlıklarının silah seslerini bastırdığı, ana karnında bebelerin süngülendiği, onurları için kadınların kendilerini uçurumlardan attığı ve Munzur’ un kan kırmızı aktığı bu vahşeti Dersim halkı hem yaşadı hem de tanıklık etti.

Binlercesi topraklarından kopartılıp sürgüne gönderilmiş, binlerce Dersimli Alevi çocuk, özellikle kızlar evlatlık olarak verilerek ailelerinden koparılmıştı.

Bu topraklarda farklı kimlik, kültür, anadil ve inanca sahip olan halklar her dönemde zalim iktidarların şiddet ve baskılarıyla karşı karşıya kaldı. Çorum, Malatya, Maraş, Sivas katliamları hala hafızalarda canlıdır. Alevilerin karşı karşıya kaldığı baskı, zulüm ve katliamlar bu ülkenin tarihine kara bir leke olarak yazıldı. Yüzleşmek ve hakikatın ortaya çıkması için Aleviler, Alevi örgütleri ve insan hakları savunucuları yıllardır aynı talepleri yükseltiyoruz. Çünkü Hakikate ulaşmak ve gerçeklerle yüzleşmek toplumsal barışı ve sağlam bir demokrasiyi kurmak için önemli bir adımdır.

O yüzden:
-Dersim soykırımının yapıldığı tarihsel dönemle ilgili tüm partilerin içinde yer aldığı bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulsun ve konuyla ilgili tarih kurumlarının, sivil toplum kurumlarının, insan hakları savunucularının katkılarıyla hakikatler belgelensin.

-Resmi düzeyde özür dilensin, Alevi soykırımı kabul edilsin.

-Seyit Rıza ve idam edilen diğer canların mezar yerleri açıklansın.

-1937-38 döneminde sürgün edilen DERSİMLİ Alevilerin zararları tanzim edilsin, ailelerinden kopartılarak başkalarına verilen çocukların akıbetleri ortaya çıkarılsın ve konuyla ilgili Genelkurmay arşivleri açıklansın.
-Dersim’de İnsanlık Müzesi kurulsun.

Seyyid Rıza artık bir isim değil bir kimliğin adıdır.

Bu kimlik kerbelada yezide biat etmeyen Hüseyin’den, Anadolu’da Şah Kalender, Pir Sultan, Mustafa Suphi, Nazım Hikmet Mahir Çayan, Hüseyin İnan ve Kaypakkayadır.
”Ben de bu yayladan ŞAH’ a giderim.” diyen direnişin ve cesaretin piri Pir Sultan Abdal’ın geleneğinin mirasçısı Seyyid Rıza’ya ve demokrasi uğruna bedel ödeyenlere aşk’ ı niyaz olsun….

-ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
-AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
-ALEVİ DERNEKLERİ FEDERASYONU
-AVUSTRALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
-HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI