KANAYAN YARA ” MADIMAK ” AHMET AKAR YAZDI. ADALETİN TERAZİSİ ACEP DOĞRU TARTARMOLA

KANAYAN YARA ” MADIMAK ”

ADALETİN TERAZİSİ

Adaletin terazisi/Acep doğru tartarmola

Teraziler doğru tartsa/Kötülükler artarmola

Değerli dostlar şu anda ikinci bir kerbela olayı olan 2 Temmuz 1993 deki Madımak Can kıyımının 27. yıl dönümü ve insanlık vicdanındaki O Menfur yara hala kanamaya devam ediyor. Medeni ve Uygar ülkelerde bir kedi köpek veya benzeri yaralı bir hayvanı bile götürüp tedavi ettirip yaşama dönmesini sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bizim ülkemizde insanların diri diri güpe gündüz alenen bütün kamuoyu önünde yanarak can vermesi insan vicdanında onarılması imkansız bir vahşete sebep olmuştur. Şu anda 2020nin Şubat ayı başında Basından edindiğimiz habere göre Cumhurbaşkanı koltuğun’da oturan A.K.P. Genel başkanı R.T.E. Sivas Madımak’da Sanatçılarımızı diri diri yakan Ahmet Turan Kılıç isimli caninin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını affederek tahliyesini sağlamıştır. Burada insanı düşündüren olay acaba O yanan insanların bu caniye veya sayın Tayyip beye bir husumetleri olmuş mudur? Sizin görüş ve düşüncenize uyuyor diye Türkiye Yasasının vermiş olduğu kararı hiçe sayıyorsunuz, bunun adı Adalet oluyor öyle mi? Daha önceleri bir Kuddisi Okkır Olayı oldu Adam içeride kanser oldu, Onu bir hastaneye bile göndermeyerek tüm  kamuoyu önünde canlı cenaze olarak çıkmasını sağladınız. İşte sizin Adaletiniz burada Sözcü yazarı sayın  Deniz Zeyrek köşesinde değindiği gibi bir eleştiriyi yazıyorum.

O ÇOCUKLAR YANARKEN HİÇ ACIMAMIŞTI

Adalet demişken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Sivas katliamı sanıklarından Ahmet Turan Kılıç’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını özel bir kararla kaldırdı. Katliamın sorumlularıyla ilgili lakayt yargılama süreci zaten vicdanlarda büyük yaralar açmıştı. Bu karar O yaraları yeniden kanattığı gibi, katliamla ilgili Adalet umudunu da tamamen bitirmiş oldu. Yaşlı dede diye masumlaştırmaya ve hakkında acıma hissi yaratılmaya çalışılan şahsın bir katil olduğunu, aralarında çocukların da olduğu 33 kişiyi diri diri yakarken hiç acımadığını unutmamak gerek.Bu karar başta mağdurların aileleri olmak üzere Ülkenin önemli bir bölümünü çok incitti. Farkında değilmisiniz? ikinci bir şık Cem Evlerinin İbadethane statüsüne alınması için meclise önerge veriliyor, AKP ve MHP oylarıyla reddediliyor. Konuya şöyle objektif olarak bir bakalım. Anayasamızın 10. maddesi yanılmıyorsam şöyle: Dini, Dili, Irkı, Mezhebi, Cinsiyeti ne olursa olsun vatandaşlık bağlarıyla T.C. Devletine bağlı olan herkes yasalar karşısında eşittir. İyi ama bu nasıl eşitlik?
Sünni vatandaşlarımız camiye gider ibadet hakkını kullanır. Hıristiyan vatandaşlarımız kiliseye, Musevi vatandaşlarımız havraya, sinegoka giderken neden Alevi ibadetine karşı çıkıyorsunuz. Aynı ordu da askerlik yapıyoruz. Aynı sandığa oy kullanıyoruz. Bizler de vergi veriyoruz. Kimliğimiz de T.C yazıyor ama yasal haklarımızı kulanmaya gelince neden bizleri yok sayıyorsunuz Çanakkale’de, Dumlupınar da Sakarya da, kıbrıs da hep omuz omuza birlikte Vatan mücadelesi vermedik mi? Yazık çok yazık.

Ve Sefil Selimden bir şiir

Kimse bana yaran olmaz yar olmaz
Mertlik hırkasını giydim giyeli
Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz
İnsana muhabbet duydum duyalı

İmanım Hükümdar benmiyim Esir
Ehlibeyti sevdim dedimse kusur
Kimi korkar dedi kimisi cesur
Kurt ile koyun yaydım yayalı

Bu kızılbaş oğlu yanmaz diyorlar
Camiye mescide konmaz diyorlar
kestiği haramdır yenmez diyorlar
İmam Hüseyin’e uydum uyalı

Kimi benden kağıt hüccet arıyor
Hal bilmeyen dip dedemi soruyor
Dostlar ölümüne karar veriyor
Sefil Selimiyim dedim diyeli

Saygılarımla Ahmet AKAR